stick it - Türkçe İngilizce Sözlük

stick it

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"stick it" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
stick it f. dayanmak
Tom stuck it out.
Tom dayandı.

More Sentences
stick it f. katlanmak
Konuşma Dili
stick it expr. al da başına çal
stick it expr. al başına çal

"stick it" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 90 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
stick to it f. ısrar etmek
stick it on f. yüklenmek
stick to it f. diretmek
İfadeler
it is easy to find a stick to beat a dog expr. sahipsiz/korumasız kişileri ezmek kolay
it is easy to find a stick to beat a dog expr. savunmasız birine/bir şeye saldırmak kolay
Atasözü
it is easy to find a stick to beat a dog alçacık eşeğe herkes biner
it is easy to find a stick to beat a dog alçak eşek binmeye kolay, öksüz çocuk dövmeye kolay
it is easy to find a stick to beat a dog sert bir eylemi haklı çıkarmak için bahane bulmak kolaydır
it is easy to find a stick to beat a dog köpeğini dövmek isteyene sopa bulmak kolay
Konuşma Dili
stick it to the man f. kurulu düzene karşı koymak
stick it to the man f. otoriteye direnmek
stick it on f. üstüne koyarak/ekleyerek anlatmak
stick it on f. fiyattan geçirmek
stick it on f. abartarak anlatmak
stick it to the man f. kurulu düzene karşı çıkmak
stick it on f. yüksek fiyat çekmek
stick it to the man f. kurulu düzen karşısında direnmek
stick it to the man f. otoriteye karşı çıkmak
stick with it f. devam etmek
stick with it f. bırakmamak
stick-to-it-ive s. metanetli
stick-to-it-ive s. azimli
stick-to-it-ive s. direşken
stick-to-it-ive s. iradeli
stick-to-it-ive s. dirayetli
stick-to-it-ive s. dayanıklı
stick that in your pipe and smoke it expr. ister inan ister inanma
stick that in your pipe and smoke it expr. üzerinde düşün ve kabul edersen et
Deyim
stick-to-it-iveness i. süreklilik
stick-to-it-iveness i. istikrar
stick-to-it-iveness i. devamlılık
stick-to-it-iveness i. azimlilik
stick it out f. sonuna kadar gitmek
stick one's nose in (where it's not wanted) f. (birinin işine) burnunu sokmak
stick it to someone f. gününü göstermek
stick it to someone f. kötü davranmak
stick it to the end f. sonuna kadar gitmek/götürmek
stick it to the end f. sonuna kadar bırakmamak
stick it to the end f. sonuna kadar devam etmek
stick it to the end f. sonuna kadar dayanmak
give it some stick f. bir işe zaman ayırmak
give it some stick f. bir işe ağırlık/yoğunluk vermek
give it some stick f. bir işe enerji harcamak
give it some stick f. bir iş için çaba sarf etmek
stick a pin in it f. bir şeyi tartışmayı/konuşmayı kaldığı yerden sürdürmek üzere bırakmak
stick a pin in it f. bir konuyu tartışmayı/konuşmayı daha sonra devam etmek üzere bırakmak
stick a pin in it f. bir konuyu tartışmaya/konuşmaya ara vermek
stick that in your pipe and smoke it expr. bunu sineye çekmek zorundasın
stick that in your pipe and smoke it expr. bunu kabul edip çeneni kapasan iyi olur
throw enough mud at the wall, some of it will stick expr. yeterince çabalarsan bir şey tutturabilirsin
throw enough mud at the wall, some of it will stick expr. yeterince çabalarsan az da/kötü de olsa ortaya bir şey çıkabilir
stick and stay, make it pay expr. sabreden derviş muradına ermiş
stick and stay, make it pay expr. vazgeçmezsen/azmedersen mükafatını alırsın
Konuşma
stick with it expr. vazgeçme
stick with it expr. pes etme
stick with it expr. bırakma
I can go pro if I stick with it expr. üstüne düşersem profesyonel olabilirim
Argo
tell (one) where to stick it f. (birine) al bir tarafına sok demek
tell (one) where to stick it f. (birine) alıp bir tarafına sokmasını söylemek
tell (one) where to stick it f. (birine) münasip/uygun bir yerine sokmasını söylemek
tell (one) where to stick it f. (birine) münasip bir yerine sok demek
stick it on [obsolete] f. kazıklamak
stick it on [obsolete] f. fahiş fiyat vermek
stick it on [obsolete] f. hesabı kabartmak/şişirmek
stick it on f. şişirerek anlatmak
stick it to (one) f. (birini) cezalandırmak
stick it to (one) f. (birine) sert davranmak
stick it to f. cezalandırmak
stick it to f. acımasızca davranmak
stick it to (one) f. (birine) haksız muamele etmek
stick it to f. gününü göstermek
stick it to f. canına okumak
stick it to (one) f. (birine) acımasızca davranmak
stick it to (one) f. (birinin) canına okumak
stick it to (one) f. (birine) gününü göstermek
stick it to f. sert davranmak
stick it to f. haksız muamele etmek
stick it up your arse! ünl. al onu kıçına sok!
stick it up your ass! ünl. al da kıçına sok!
stick it up your ass! ünl. al da götüne sok!
stick it up your ass expr. başına çal
stick it up your ass! expr. münasip bir tarafına sok!
stick it up your ass! expr. hayrını görme!
stick it up your ass! expr. al da başına çal!
stick it up your ass! expr. kıçına sok!
stick it up your ass! expr. götüne sok!
stick a fork in it expr. bitmiş
stick a fork in it expr. yapıldığı ya da tamamlandığı düşünülmüş
stick it up your jumper expr. münasip bir yerine sok
stick it up your ass! exclam. al götüne/kıçına sok!